Mikroskobun Gizemli Dünyası

Sitoloji (Hücre Bilimi)

Can dostlarımızın vücudunda oluşan kitleleri ve kulak/deri akıntılarını, saniyeler içinde aldığımız hücre örneklerini mikroskop altında ameliyatsız, dikişsiz hızlı teşhis!

Veteriner Ekokardiyografi

Sitoloji Nedir ve Teşhiste Neden Hayati Öneme Sahiptir?

Sitoloji (hücre bilimi), dokulardan veya vücut sıvılarından dökülen münferit hücrelerin mikroskobik düzeyde incelenmesi işlemidir. Veteriner pratikte karşılaştığımız deri altı şişlikleri, lenf yumrularının büyümesi veya kulak içi akıntılar dışarıdan bakılarak teşhis edilemez. Sitolojik analiz sayesinde, hastayı ameliyat edip büyük bir doku parçasını kesip çıkarmak (histopatoloji) yerine, sadece minicik bir iğne veya pamuklu çubuk yardımıyla hücre toplayıp tanı koyabiliriz.

Toplanan hücreler lam dediğimiz cam slaytlar üzerine yayılır, özel boyama kitlerimizle renklendirilir ve yüksek büyütmeli mikroskoplar altında incelenir. Bu sayede şişliğin basit bir yağ bezesi (lipom) mi, bakteriyel bir apse mi yoksa acil tedavi gerektiren bir mast hücre tümörü mü olduğunu saatler içinde saptayabiliriz. Hızlı teşhis, doğru tedaviye vakit kaybetmeden başlamamızı sağlayarak can dostumuzun hayatını kurtarır.

 

.

Kedi ve köpeklerimizde görülen aşağıdaki şikayetlerde sitoloji ilk ve en hızlı sonuç veren laboratuvar tahlilimizdir:

  • Deri Altı Kitleler ve Yumrular
    Dostumuzun vücudunda aniden beliren şişliklerin hücre tipinin belirlenmesi (kanser mi, kist mi?).
  • Kulak Enfeksiyonları (Otitler)
    Kulak kirinden alınan sürüntü ile mayaların (Malassezia) veya bakterilerin tür saptaması.
  • Lenf Yumrularının Büyümesi
    Çene altı, koltuk altı lenf bezlerinden iğneyle sıvı çekilerek lenf kanseri (lenfoma) taraması.
  • Vücut Boşluğu Sıvı Birikimleri
    Göğüsten veya karından çekilen sıvıdaki hücrelerin (yangısal mı, tümöral mi?) incelenmesi.
  • Vajinal Sürüntü (Östrus Takibi)
    Dişi köpeklerde kızgınlık döneminin hangi evresinde olduğunu saptamak için hücre yapılarının takibi.
  • Deri Sürüntü ve Bant Yapıştırma
    Deri yüzeyindeki kızarıklıklardan alınan örneklerde parazitlerin veya bakterilerin teşhisi.

Masaj Saatleri: Haftada bir kez dostunuzu severken çene altı, boyun, koltuk altları ve kasık bölgelerini
hafifçe parmak uçlarınızla yoklayın.

Yumru Tespitinde Sakinlik: Elinize nohut büyüklüğünde de olsa sert veya yumuşak bir şişlik gelirse panik yapmayın.
Hemen bir not defterine yerini, büyüklüğünü ve tarihin yazın.

Karakter Takibi: Kitle cilt altında serbestçe sağa sola kayıyor mu, yoksa alttaki dokuya yapışık ve sert mi?
Hekimimiz sitoloji yapana kadar kitleyi sürekli sıkarak dostumuzu hırpalamayın.

Kulak Koklama Seansı: Kulak enfeksiyonları da sitolojinin konusudur. Dostunuzun kulaklarını koklayın; eğer mayamsı,
ekşi bir koku veya kahverengi çamurumsu bir akıntı varsa kulak sitolojisi vakti gelmiştir.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB / FNA) Nasıl Yapılır?

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (FNA), deri altındaki şişliklerden hücre toplamak için kullandığımız en pratik ve ağrısız yöntemdir. Bu işlemde, aşı yapmak için kullandığımız iğnelerden bile daha ince uçlu iğneler kullanılır. Şefkatli ellerimizle kitleyi sabitledikten sonra, iğneyi kitlenin içine yavaşça sokarız. Enjektör yardımıyla oluşturduğumuz negatif basınç sayesinde, kitlenin içindeki hücreler iğnenin haznesine çekilir.

Bu işlem sivrisinek ısırığı kadar bile acıtmadığı için anestezi veya sakinleştirici kesinlikle gerekmez. Dostumuz sadece saniyelerce masada sakin dururken numune alınır. Alınan hücreler hemen cama yayılarak boyanır. Mikroskop altında incelenen hücrelerin yapısı (örneğin çekirdek büyüklükleri, bölünme sıklıkları) bize kitlenin kanser hücresi barındırıp barındırmadığını gösterir. Lipom (yağ bezesi) gibi zararsız durumlarda dostumuzun boş yere ameliyat olmasının önüne geçilir; kanserli durumlarda ise cerrahi sınırların ne kadar geniş tutulması gerektiği önceden belirlenir.

Kedi ve köpeklerin tümörlerinde sitolojik inceleme, tedavi planını çizmemizde hayati bir kılavuzdur.
Sitoloji sayesinde saniyeler içinde şu bilgileri elde ederiz:

Mast Hücre Tümörü (MCT): Köpeklerde çok yaygın görülen bu cilt tümörü sitolojideki tipik mavi-mor granülleri sayesinde
saniyeler içinde saptanır. Bu tümör kesilmeden önce antihistaminik başlanması kritiktir.

Lenfoma Tanısı: Lenf yumrularındaki hücrelerin tek tip kanserleşmiş lenfoblastlara dönüştüğünü sitolojiyle görerek
kemoterapi protokolünü hemen başlatabiliriz.

Enfeksiyöz Apse Ayrımı: Şişliğin bir tümör değil, sadece yabancı cisim batması sonucu oluşmuş içi irin dolu bir
reaktif apse olduğunu saptayarak cerrahiyi iptal eder, antibiyotik ve drenaj tedavisine geçeriz.

Sitoloji Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, kesinlikle gerekmez. İğne ucu o kadar incedir ki işlem can dostumuz için aşı yapılmasından farklı hissettirmez. Saniyeler süren bu işlemde sadece masada sakin tutularak numune alınır. Ancak kitle ağız içinde, göz kapağında veya çok hassas bir alandaysa dostumuzun canının acımaması ve ani bir hareketle iğnenin zarar vermemesi için hafif, çok kısa süreli bir sedasyon yapılabilir.

Sitoloji, veteriner tıbbın en hızlı tahlillerinden biridir. Klinik içi laboratuvarımızda numuneyi aldıktan sonra lam kurutulur, Diff-Quik boyama setlerimizde 1 dakika içinde boyanır. Hekimimizin mikroskopta incelemesi ve yorumlamasıyla birlikte toplam teşhis süresi 15 ila 30 dakika arasındadır. Biyopsi gibi günlerce patoloji sonucunu beklemenize gerek kalmaz.

Bu evcil hayvan sahipleri arasında çok yaygın bir endişedir; ancak tıbbi olarak asılsızdır. Son derece ince olan bu iğnelerin (22-25 gauge) tümör içinden hücre çekmesi kanser hücrelerinin yayılmasına (seeding) veya kitlenin agresifleşmesine neden olmaz. Tam aksine, ameliyat öncesi neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek, doğru operasyon sınırını çizmek için bu işlem tıbbi bir zorunluluktur.

Bazı kitlelerin (özellikle yumuşak doku sarkomları veya fibromlar) hücreleri birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve iğneyle çekildiğinde enjektöre gelmezler. Bazı kitlelerin içi ise sadece kan veya nekrotik (ölü) sıvı ile doludur. Bu durumlarda lam üzerinde sadece kan hücreleri görünür ve tanı konulamaz. Bu durumda iğne çekimini tekrarlamak veya cerrahi olarak parça almak (biyopsi) gerekir.

Sitoloji, dokudan kopan tekil hücreleri inceler ve dikişsiz, hızlı bir ön testtir. Biyopsi (Histopatoloji) ise dokuyu bütünsel mimarisi, damar bağlantıları ve derinliğiyle inceler. Kesin teşhis için sitoloji bize hızlı bir yol gösterir; ancak ameliyatla çıkarılan tümörün sınırlarının temiz olup olmadığını teyit etmek için mutlaka biyopsi (patoloji laboratuvarı) sonucu beklenir.

Kulak enfeksiyonlarının nedeni mayalar (mantarlar), gram-pozitif bakteriler veya gram-negatif (örneğin çok tehlikeli olan Pseudomonas) bakteriler olabilir. Dışarıdan bakarak kulağın neden kızardığını anlamak imkansızdır. Kulak sitolojisiyle mikroskopta maya mı yoksa çomak bakteri mi olduğunu görerek, nokta atışı doğru kulak damlasını seçer ve yanlış antibiyotik kullanımını önleriz.

Deri üstü kitleler, kulak akıntıları veya lenf bezlerinden alınacak rutin sitolojiler için açlık gerekmez. Dostumuz normal öğününü yiyebilir. Ancak karın boşluğundan veya göğüsten ultrason eşliğinde sıvı çekilecekse (abdominal/torasik sitoloji), anestezi veya derin sedasyon ihtimaline karşı dostumuzun en az 8 saat aç gelmesi önerilir.