Sevgiyle Mücadele Ediyoruz

Onkoloji

Can dostlarımızın kanserle olan mücadelesinde, en modern kemoterapi protokolleri, cerrahi çözümler ve yaşam kalitesini koruyan şefkatli tedavi planlarımızla yanınızdayız.

Veteriner Ekokardiyografi

Veteriner Onkoloji Nedir ve Kanser Tedavisine Yaklaşımımız

Onkoloji, kedi ve köpeklerde görülen iyi (benign) ve kötü huylu (malign) kitleleri, kanser türlerini inceleyen ve tedavi eden tıbbi uzmanlık alanıdır. Evcil hayvanlarda kanser teşhisi konulması, sahipleri için oldukça korkutucu ve endişe verici bir süreçtir. Ancak modern veteriner onkolojisi sayesinde kanser artık çaresiz bir durum olmaktan çıkmış, yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelmiştir. Teşhis adımlarını titizlikle atıp doğru planlama yaptığımızda, kanserli kedi ve köpeklerin yaşam sürelerini ve en önemlisi yaşam konforlarını önemli ölçüde artırmak mümkündür.

Bizim onkoloji birimimizdeki en temel prensibimiz Yaşam Kalitesinin Korunması (Quality of Life) ilkesidir. Amacımız, ne pahasına olursa olsun tümörleri yok etmeye çalışırken can dostumuzu ağır ve hırpalayıcı tedavilerin altında ezmek değil; onun ağrısız, mutlu, iştahlı ve kuyruk sallayarak ailesiyle geçirebileceği en kaliteli zaman dilimini oluşturmaktır. Cerrahi tümör temizlikleri, kemoterapi seansları ve destekleyici palyatif bakım protokollerimizle bu süreci şefkatle yönetiyoruz.

Aşağıdaki belirtiler doğrudan kanser anlamına gelmez; ancak kanserin erken evre tespiti için bu semptomlar
görüldüğünde zaman kaybetmeden muayene yapılmalıdır:

  • Geçmeyen Cilt Yumruları ve Kitleler
    Deri altında veya üzerinde ele gelen, zamanla büyüyen sert veya yumuşak şişlikler.
  • İyileşmeyen Yaralar veya Ülserler
    Özellikle burun ucu, kulak kenarı gibi tüysüz alanlarda oluşan, kabuklanan ve kanayan geçmeyen lezyonlar.
  • Açıklanamayan Sürekli Kilo Kaybı
    Tümör hücrelerinin vücudun enerjisini tüketmesine bağlı olarak beslenmeye rağmen hızlı zayıflama.
  • Lenf Bezlerinin Simetrik Büyümesi
    Çene altında, kürek kemiği önünde veya diz arkasında simetrik şişen sert yumrular (Lenfoma belirtisi).
  • Yemek Yeme ve Çiğneme Güçlüğü
    Ağız kokusu, ağızda kanama veya diş etlerinde anormal et büyümesi belirtileri.
  • Solunum Güçlüğü ve Kuru Öksürük
    Akciğer tümörlerinde veya diğer organ tümörlerinin akciğere sıçraması (metastaz) durumlarında nefes darlığı.

Şeker ve Karbonhidrat Kısıtlaması: Tümör hücreleri enerjilerinin %90’ını kandaki glukozdan (şeker) elde ederler.
Karbonhidratı yüksek mamalar tümörü besler. Hekimimizin önereceği yüksek protein, yüksek kaliteli yağ ve sıfır karbonhidratlı
“ketojenik” diyet mamalarını tercih edin.

Ağrı Kontrolü: Kanserli hastaların sessizleşmesi veya sürekli uyuması ağrı çektiklerinin göstergesidir. Hekimimizin reçete edeceği
özel veteriner ağrı kesicileri aksatmadan kullanın.

Antioksidan Takviyeleri: Bağışıklığı destekleyici Omega-3 (somon yağı), zerdeçal (kurkumin) ve beta-glukan gibi doğal destekleri
hekim gözetiminde mamalarına ekleyin.

Birlikte Kaliteli Zaman: Strese girmemeleri için onlara sevgiyle yaklaşın, kısa ama eğlenceli yürüyüşler ve
hafif oyunlarla hayata bağlı kalmalarını sağlayın.

Onkolojik Teşhis ve Kanserin Evrelenmesi

Kanser şüphesiyle polikliniğimize başvuran bir hastada ilk olarak İnce İğne Aspirasyon Sitolojisi (FNA) uyguluyoruz. Saniyeler içinde iğneyle çektiğimiz hücreleri boyayıp mikroskopta inceleyerek kitlenin neoplazik (tümör) olup olmadığını belirleriz. Kitlenin türünü kesinleştirmek için ise lokal veya genel anestezi altında küçük bir parça (biyopsi) alarak histopatolojik incelemeye (patoloji laboratuvarı) göndeririz.

Kanserin türü belirlendikten sonra en kritik basamak Evrelemedir (Staging). Tümörün vücudun diğer bölgelerine sıçrayıp sıçramadığını anlamak amacıyla göğüs ve karın dijital röntgen filmleri, abdominal ultrasonografi ve lenf bezlerinin sitolojisini çalışırız. Eğer kanser vücuda yayılmadıysa, cerrahi olarak kitlenin temiz kenar sınırlarıyla (geniş marjinle) çıkarılması hastayı tamamen kurtarabilir. Ancak kanser metastaz yaptıysa veya lenfoma gibi sistemik bir tür ise ilaçla tedavi (kemoterapi) planlamasına geçeriz.

Evcil hayvan sahiplerinin en çok korktuğu konu kemoterapidir. Ancak veteriner onkolojide kemoterapi,
insanlardakinden çok daha farklı ve hafif yönetilir:

Tüyleri Dökülmez: Kedi ve köpeklerin tüyleri insanlardaki gibi sürekli uzama fazında olmadığı için kemoterapide dökülmez.
Sadece Poodle, Maltese Terrier gibi sürekli traş edilen bazı ırklarda hafif tüy seyrelmeleri ve kedilerde bıyık dökülmeleri görülebilir.

Ağır Mide Bulantıları Yaşanmaz: Dozlar, dostumuzun yaşam konforunu bozmayacak şekilde ayarlanır. Çok hafif iştahsızlıklar ve
ishaller dışında şiddetli yatak döşek kusmalar neredeyse hiç görülmez.

Nasıl Uygulanır?
İlaçlar, kliniğimizde özel damar yollarından serum içinde yavaşça verilir veya evde yutulabilecek kapsül/tablet şeklinde reçete edilir. Seanslar genellikle 2-3 haftada bir planlanır.

Onkoloji Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kesinlikle hayır. Günümüzde erken teşhis edilen birçok tümör türü (örneğin erken evre meme tümörleri, cilt kitleleri) cerrahiyle tamamen temizlenerek tam iyileşme sağlanır. Lenfoma veya lösemi gibi sistemik kanserlerde ise modern kemoterapi protokolleriyle hastaların yaşam sürelerini neşeli ve aktif bir şekilde yıllarca uzatabiliyoruz. Kanser artık yönetilebilir kronik bir hastalıktır.

Kliniğimizde damar yoluyla yapılan kemoterapi uygulamaları, ilacın türüne göre değişkenlik gösterir. Hazırlık aşaması ve kan tahlili kontrollerinden sonra ilacın damardan verilmesi yaklaşık 30 ila 60 dakika sürer. İşlem sırasında dostumuz heyecanlanmasın diye hekimlerimizin kucağında veya sakinleştirici müzikler eşliğinde konforlu kabinlerde yatar.

Kemoterapi alan kedi ve köpeklerin idrar ve dışkılarında ilacın atık molekülleri bulunabilir. Bu nedenle, enjeksiyondan sonraki ilk 48 saat boyunca dostumuzun çişini temizlerken mutlaka tek kullanımlık plastik eldiven takmalısınız. Hamilelerin ve çocukların ilk 2 gün bu atıklara temas etmesi engellenmelidir. 48 saatten sonra risk ortadan kalkar.

Kedi ve köpeklerdeki meme kanserlerinin akciğere metastaz yapma (sıçrama) eğilimi çok yüksektir. Eğer kanser akciğerlere sıçradıysa, meme ameliyatı yapmak hastaya boş yere dikiş ağrısı çektirmekten öteye gitmez ve ömrü uzatmaz. Bu nedenle operasyondan hemen önce çekilen göğüs röntgeniyle akciğerlerin tamamen temiz olduğundan emin olmak zorundayız.

Evet, kliniğimizde uygun endikasyonlarda kanser aşıları (immünoterapi) uygulanmaktadır. Örneğin köpeklerde görülen ağız içi melanomlarında, vücudun bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı savaşması için uyaran özel immünoterapi aşıları (Oncept) mevcuttur. Bu aşılar tümörün nüksetmesini ve metastazını önlemeye yardımcı olur.

Evet, alabilir; ancak ilaç seçimi ve dozajı çok hassas değiştirilir. Bazı kemoterapi ilaçları böbrek yoluyla, bazıları ise karaciğer yoluyla vücuttan atılır. Hastanın karaciğer veya böbrek yetmezliği varsa, o organa dokunmayan alternatif ilaçlar seçilir veya dozlar azaltılır. Her seans öncesi rutin hemogram ve biyokimya tahlilleriyle organ takibi yapılır.

Dişi köpeklerde ve kısırlaştırılmamış kedilerde meme tümörleri (meme kanseri) en sık rastlanan gruptur. Bunu cilt tümörleri (Mast Hücre Tümörü, Melanom) ve lenf sisteminin kanseri olan **Lenfoma** izler. Büyük ırk köpeklerde ise kemik kanseri (Osteosarkom) bacak topallamalarıyla ortaya çıkabilir.