Rahat ve Derin Nefesler

Bronkoskopi

Can dostlarımızın solunum yollarını ve akciğer derinliklerini ultra ince kameralarla inceliyor; kronik öksürüklerin nedenini bulup tedavi ediyoruz.

Kedi ve Köpeklerde Bronkoskopi Nedir?

Bronkoskopi, solunum sisteminin ana giriş kapısı olan nefes borusu (trakea), ana bronşlar ve akciğerlerin içindeki daha küçük hava yollarını (bronşçuklar) incelemek amacıyla kullanılan girişimsel bir endoskopi alt dalıdır. Kedi ve köpeklerin akciğer yapıları son derece hassastır. Akciğerlerde gelişen enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar (kedi astımı gibi) ve hava kanallarının yapısal bozuklukları, dışarıdan sadece röntgen veya kan tahliliyle tam olarak aydınlatılamaz. Bronkoskopi, mikroskobik fiberoptik kameralarla doğrudan solunum yolunun içine girerek mukoza rengini, kıkırdak halkaların sağlamlığını ve içeride biriken salgıların (mukus, irin) durumunu gözümüzle görmemizi sağlar.

Teşhis gücünün yanında bronkoskopi, solunum yollarına kaçan yabancı cisimlerin (örneğin doğada koşarken burundan veya ağızdan akciğere çekilen tehlikeli pisi pisi otları) ameliyatsız, saniyeler içinde yakalanıp çıkarılmasını sağlar. İzmir Bayraklı’da bulunan polikliniğimizde, pediatrik hastalarda bile kullanılabilen milimetrik çaplardaki esnek bronkoskopi cihazlarımızla, dostlarımızın solunum problemlerine en modern çözümleri sunuyoruz.

Dostunuzda aşağıdaki solunum şikayetleri varsa, hekimlerimiz hava yollarının içten taranması için
bronkoskopi yapılmasını önerecektir:

  • Geçmeyen Kronik Öksürük
    Haftalarca süren, antibiyotik ve öksürük şuruplarına yanıt vermeyen inatçı öksürüklerin nedeninin saptanması.
  • Pisi Pisi Otu Yutma Şüphesi
    Özellikle bahar ve yaz aylarında parkta koşan köpeklerin aniden şiddetli öksürük kriziyle sarsılması.
  • Kanlı Solunum Salgısı (Hemoptizi)
    Öksürükle birlikte ağızdan kan gelmesi, solunum yollarındaki kanama odaklarının yer tespiti.
  • Kedi Astımı ve Alerjik Bronşit
    Kedilerde krizler halinde gelen nefes darlığı ve hırıltının hücresel düzeyde teşhisi.
  • Trakeal Kollaps (Nefes Borusu Daralması)
    Yorkshire Terrier, Poodle, Pomeranian gibi küçük ırklarda nefes borusu kıkırdaklarının yumuşayıp yassılaşması takibi.
  • Akciğer Enfeksiyonlarında Bakteri Kültürü
    Akciğerlerin derinlerinden steril örnek alınarak en dirençli bakterilere karşı doğru antibiyotik seçimi.

Parfüm ve Oda Kokularına Dikkat: Kedi ve köpeklerin akciğerleri kimyasal kokulara karşı aşırı hassastır.
Evde sprey oda kokuları kullanmayın, onların bulunduğu odada parfüm sıkmayın ve
sigara dumanından kesinlikle uzak tutun.

Nem ve Hava Kalitesi: Kuru hava öksürük nöbetlerini tetikler. Özellikle kış aylarında
kalorifer peteklerine su kapları asarak veya ultrasonik hava nemlendiriciler kullanarak
ev havasını nemlendirin.

Boyun Tasması Yerine Göğüs Tasması: Nefes borusu hassasiyeti veya kollapsı olan
köpeklerde boyun tasmaları nefes borusuna baskı yaparak öksürük krizine neden olur.
Yürüyüşlerde mutlaka geniş göğüs tasmaları tercih edin.

Kilo Kontrolü: Fazla kilolar karın içi basıncı artırarak diyaframın akciğerleri
sıkıştırmasına neden olur. İdeal kiloda kalması, dostumuzun çok daha rahat
nefes almasını sağlar.

Bahar Aylarının Büyük Tehlikesi: Akciğerlerde Pisi Pisi Otu

Pisi pisi otları (foxtail), kuruduklarında kılçıklı yapıları nedeniyle sadece tek yönde ilerleyebilen cinsten yabancı tohumlardır. Köpeklerimiz bahar aylarında kırlarda koşarken derin nefes aldıklarında bu otları burun veya ağız yoluyla akciğerlerine çekebilirler. Otun üzerindeki kılçıklar, otun öksürükle dışarı atılmasını engeller ve akciğerin derinliklerine doğru ilerlemesine neden olur. Bu durum akciğer parankiminde şiddetli apselere, doku nekrozlarına ve akciğer sönmelerine (pnömotoraks) yol açar.

Bronkoskopi ünitemiz sayesinde, akciğere kaçan bu otları herhangi bir göğüs ameliyatı yapmadan, milimetrik forseps kollarımızla tutarak solunum yolundan çekip çıkarıyoruz. Ot erken aşamada çıkarıldığında akciğerde kalıcı hasar oluşması tamamen engellenir ve hastamız ameliyatsız kurtulur. Köpeğiniz çimlerde koştuktan hemen sonra aniden ardı ardına hapşırmaya veya boğulur gibi öksürmeye başladıysa bu durum acildir; hemen bronkoskopi kontrolü yapılmalıdır.

Akciğer enfeksiyonlarında (zatürre) doğru antibiyotiğin seçilmesi hayati önem taşır. Ancak ağızdan alınan salgılar ağız florasındaki bakterilerle kirlendiği için doğru sonuç vermez.

Bronkoskopi esnasında akciğerin en derin hava keseciklerine ulaşıp oraya az miktarda steril serum fizyolojik püskürtür ve bu sıvıyı hemen geri çekeriz. Bu işleme Bronkoalveoler Lavaj (BAL) denir. Geri çekilen bu yıkama sıvısı doğrudan akciğerin derinindeki hücreleri ve mikropları barındırır. Sıvıyı laboratuvarımızda kültür ve sitoloji testlerine tabi tutarak enfeksiyonun alerjik mi, bakteriyel mi yoksa mantar kaynaklı mı olduğunu saptar ve nokta atışı ilaç tedavisine başlarız.

Bronkoskopi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Evet. Solunum yoluna kamera sokulması işlemi, can dostumuzun güvenliği ve öksürük refleksinin bastırılması için mutlaka genel gaz anestezisi altında gerçekleştirilir. Solunum yolları zaten hassas olan hastalarda anestezi yönetimi yüksek tecrübe gerektirir. İşlem esnasında hastamız sürekli oksijenle desteklenir ve vital bulguları anestezi uzmanımız tarafından anlık izlenir.

Evet. Genel anestezi uygulanacağı için hastamızın işlemden en az 12 saat önce mama tüketimini kesmesi şarttır. Midenin tamamen boş olması, anestezi altındayken kusma ve mide içeriğinin akciğerlere kaçması (aspirasyon pnömonisi) riskini sıfıra indirir. Su tüketimi ise randevuya 2 saat kalana kadar serbesttir.

Trakeal kollaps, kıkırdak halkaların gevşeyerek soluk borusunun yassılaşmasıdır. Röntgen filmleri daralmayı genel olarak gösterebilir; ancak nefes borusunun nefes alırken mi yoksa verirken mi çöktüğünü, daralmanın derecesini (Evre 1 ila Evre 4 arası) ve kıkırdakların esneklik durumunu sadece canlı olarak yapılan bronkoskopi muayenesi gösterebilir.

Otun konumuna ve ne kadar derinliğe gittiğine bağlı olarak işlem süresi değişir. Ot soluk borusuna yakın veya ana bronşlardaysa işlem genellikle 15-20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Ancak ot akciğerin çok derin loblarına gömüldüyse veya apseli bir doku oluşturduysa otu aramak ve güvenle çekip çıkarmak 40-50 dakika sürebilir.

Hayır. Püskürtülen steril sıvı miktarı hastamızın vücut ağırlığına göre milimetrik hesaplanır ve son derece küçük ölçektedir (birkaç mililitre). Püskürtülen sıvının yaklaşık %70-80’i saniyeler içinde vakum kateterleriyle geri çekilir. Kalan çok az miktar ise akciğer dokusu tarafından hızla emilir ve hiçbir solunum tıkanıklığı yaratmaz.

İşlem dikişsiz ve kesisi olmayan girişimsel bir muayene olduğu için hastalarımız anestezi etkisinden çıktıktan sonra (2-3 saat içinde) yürüyerek evlerine gidebilirler. Boğazlarındaki hafif hassasiyet nedeniyle ilk gün biraz sessiz olabilirler ve hafif öksürebilirler. Ertesi gün tamamen normal neşeli hallerine geri dönerler.

Röntgen filmi, kronik astımlı kedilerde bronş duvarlarının kalınlaştığını gösteren donut halkaları veya tramvay rayı benzeri beyaz çizgileri gösterebilir. Ancak hafif evre astımlarda veya bronşit başlangıçlarında röntgen tamamen normal çıkabilir. Kesin teşhis ve akciğerdeki alerjik hücrelerin (eozinofiller) varlığını doğrulamak için bronkoskopi ve BAL sıvısı analizi şarttır.