Savunma Hücrelerinin Gizli Kodları

Hematoloji

Can dostlarımızın vücudundaki kansızlığı, enfeksiyon savaşçılarını ve pıhtılaşma hücrelerini sadece birkaç damla kan ile 5 dakikada tahlil ediyoruz. Şefkatle alınan örnek, hızlı teşhis!

Veteriner Ekokardiyografi

Hematoloji (Tam Kan Sayımı / Hemogram) Nedir?

Hematoloji, kan hücrelerini (alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler) ve kan yapıcı organları (kemik iliği, dalak) inceleyen bilim dalıdır. Veteriner tıpta en sık kullandığımız temel laboratuvar testi ise Hemogram (Tam Kan Sayımı) testidir. Can dostumuzun kolundan veya bacağından aldığımız çok az miktardaki kan örneği, lazerli hücre sayım cihazlarımızda analiz edilerek milimetre küpteki hücre sayıları ve bunların morfolojik büyüklükleri tespit edilir.

Kan tahlili, dostumuzun genel sağlık durumunu gösteren bir ayna gibidir. Bir kedi veya köpek halsizleştiğinde, iştahı kesildiğinde veya ateşi çıktığında ilk yapılması gereken tahlil tam kan sayımıdır. Bu test sayesinde vücudun mikrobik bir enfeksiyonla mı savaştığını, kansızlık (anemi) nedeniyle mi halsiz düştüğünü yoksa pıhtılaşma hücrelerinin eksikliği yüzünden iç kanama riski altında mı olduğunu saniyeler içinde anlayabiliriz.

.

Hemogram testinde, vücutta farklı görevleri olan üç büyük hücre ailesini detaylı olarak inceleriz:

Alyuvarlar (Eritrositler – RBC / HGB / HCT)

Akciğerlerden aldıkları oksijeni tüm vücut hücrelerine taşıyan kırmızı kan hücreleridir. Düşüklüğü Anemi (Kansızlık) olarak adlandırılır ve halsizlik, solgunluk yaratır. Yüksekliği ise genellikle vücudun susuz kaldığını (dehidrasyon) gösterir.

Akyuvarlar (Lökositler – WBC / Nötrofil / Lenfosit)

Vücudun savunma ordusudur. Bakteriler, virüsler veya parazitler vücuda girdiğinde akyuvar sayısı hızla yükselir. Akyuvarların alt tiplerini (nötrofil, lenfosit, eozinofil) tek tek sayarak enfeksiyonun bakteriyel mi, viral mi yoksa alerjik/paraziter mi olduğunu saptarız.

Trombositler (Plateletler – PLT)

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan mikroskobik pulcuklardır. Herhangi bir yaralanmada kanamayı durdururlar. Trombositlerin aşırı düşmesi (trombositopeni), kedi ve köpeklerde durdurulamayan burun kanamalarına, ciltte kırmızı noktalanmalara (peteşi) ve iç kanamalara neden olur.

Diş Eti Rengi Kontrolü: Sağlıklı kedi ve köpeklerin diş etleri parlak pembe renktedir. Dostunuzun dudağını kaldırıp kontrol edin;
eğer diş etleri porselen beyazı, soluk gri veya çok açık pembe ise kansızlık çok ileri boyuttadır.

Uyuşukluk ve Sürekli Uyuma: Oksijen taşıyan hücreler azaldığı için dostumuz çabuk yorulur,
sürekli uyumak ister ve oyun oynamayı reddeder.

Yabancı Maddeler Çiğneme (Pika): Kansızlık çeken bazı kedi ve köpekler, mineral eksikliğinden ötürü evdeki
saksı topraklarını yalamaya, duvarları yalamaya veya kum kabındaki kumları yemeye başlayabilir.

Hızlı Kalp Atışı: Kansızlığı telafi etmek için kalbi daha hızlı pompalamaya başlar. Göğüs kafesine
elinizi koyduğunuzda kalbinin küt küt attığını fark edebilirsiniz.

Kene Kaynaklı Kan Parazitleri ve Hemogram

Ülkemizde özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında kene ısırıklarıyla kedi ve köpeklere bulaşan kan parazitleri (Ehrlichia canis, Anaplasma, Babesia) çok büyük hayati risk oluşturur. Bu parazitler kan dolaşımına girerek doğrudan trombositleri (PLT) ve alyuvarları (RBC) yok etmeye başlar.

Kene kaynaklı hastalıklarda, hemogram tahlilinde trombosit değerlerinin kritik seviyelere (bazen sıfıra yakın) düştüğünü görürüz. Erken teşhis edilmediğinde hastamızı yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) ve iç kanamalardan kaybedebiliriz. Kan sayımında trombosit düşüklüğü saptadığımızda, hemen hızlı kan paraziti PCR / Antijen kitlerimizle tarama yaparak nokta atışı parazit kırıcı tedavilere başlıyoruz. Bu nedenle düzenli dış parazit damlalarının yapılması ve en ufak halsizlikte hemogram bakılması can dostumuzun ömrünü kurtarır.

Herhangi bir cerrahi operasyona (rutin kısırlaştırma dahil) girmeden önce,
hastamızın kan tablosunu görmek ameliyat güvenliği için
ilk ve en temel adımdır:

Pıhtılaşma Güvencesi: Ameliyat sırasında oluşabilecek kesi kanamalarının kendiliğinden durabilmesi için
Trombosit (PLT) seviyelerinin normal sınırlarda olması şarttır.

Enfeksiyon Kontrolü: Vücutta gizli bir enfeksiyon (akyuvar yüksekliği) varken ameliyat yapılması
dikişlerin açılmasına ve sepsis riskine yol açar. Önce enfeksiyon kurutulmalıdır.

Oksijen Kapasitesi: Anestezi altındayken dokuların oksijenlenmesini sağlayacak
alyuvar sayısının yeterliliğinden emin olmak zorundayız.

Hematoloji Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, canı çok acımaz. Kan alımında beşeri tıptaki bebekler için kullanılan ultra ince, pediatrik iğneleri tercih ediyoruz. Kedilerimizin strese girmemesi için kedi sakinleştirici feromonlar (Feliway) sıkılmış yumuşak havlularla sarmalayarak (“kedi burrito” yöntemi) güvenli hissettiririz. Köpeklerimize ise kan alımı sırasında lezzetli tüp kremalar yalatılarak dikkatleri dağıtılır. Çoğu zaman kanın alındığını fark etmezler bile.

Klinik içi tam donanımlı laboratuvarımızda kullandığımız modern lazerli kan analizörlerimiz sayesinde tam kan sayımı işlemi sadece 5 dakika sürer. Kan tüpünü cihaza yerleştirdikten dakikalar sonra 20’den fazla kan hücresi parametresi ve grafiksel analiz raporu bilgisayar ekranımıza düşer.

Sadece hemogram (kan sayımı) bakılacaksa tam açlık zorunlu değildir. Ancak kan alınmışken karaciğer, böbrek fonksiyonları (biyokimya) ve hormon testlerinin de çalışılması gerekebileceği için, en doğru sonuçları elde etmek adına randevu öncesi dostumuzun 8-12 saat aç kalmasını öneriyoruz. Su içmesinde bir sakınca yoktur.

Akyuvarların yüksek olması, vücutta aktif bir yangısal durumun veya enfeksiyonun (bakteriyel, viral vb.) olduğunu gösterir. Örneğin rahim enfeksiyonu (piyometra), apseler, pnömoni veya virüslere bağlı hastalıklarda akyuvar sayısı tavan yapar. Akyuvarların alt kırılımlarını inceleyerek enfeksiyonun odağını ve türünü saptamaya çalışırız.

Trombositlerin düşmesi, pıhtılaşma fonksiyonunun zayıfladığını ve kanama riskinin yükseldiğini gösterir. Bunun en yaygın nedenleri kene kaynaklı parazitler (Ehrlichia), bağışıklık sisteminin kendi kan pullarını yok ettiği otoimmün hastalıklar (IMT) veya kemik iliği yetmezlikleridir. Acil ilaç tedavisi başlanmalıdır.

Eğer can dostumuzun hemotokrit (HCT) değeri %15’in altına düştüyse hayati tehlike başlar ve kan transfüzyonu (nakil) zorunlu olur. Nakil öncesinde verici kedi/köpek ile alıcı dostumuzun kan grupları belirlenir ve Cross-Match (çapraz uyum) testi yapılır. Uyum saptandığında, vericiden alınan tam kan, alıcı dostumuza yavaşça damar yolundan nakledilir.

Genç ve sağlıklı dostlarımıza koruyucu hekimlik kapsamında yılda bir kez check-up kan tahlili yaptırılması önerilir. Bu, ileride oluşabilecek kronik hastalıkların baz değerlerini kaydetmek için harika bir referanstır. 7 yaş üzerindeki yaşlı dostlarımızda ise yılda en az 2 kez (6 ayda bir) tahlil yapılması tavsiye edilir.