Ameliyatsız Mide Teşhisi ve Tedavi

Gastroskopi

Sevimli dostlarımızın yemek borusu ve mide sağlığını yüksek çözünürlüklü kameralarla canlı olarak inceliyor; yutulan yabancı cisimleri ameliyatsız çıkartıyor ve biyopsi ile kesin teşhis koyuyoruz.

Veteriner Ekokardiyografi

Kedi ve Köpeklerde Gastroskopi Nedir ve Neden Hayati Önem Taşır?

Gastroskopi, ucunda son derece gelişmiş bir ışık kaynağı ve mikro kamera barındıran esnek (fleksibl) tıbbi cihazlar yardımıyla, kedi ve köpeklerimizin ağız boşluğundan girilerek sırasıyla yemek borusu (özofagus), mide (gaster) ve ince bağırsağın ilk kısmı olan onikiparmak bağırsağının (duodenum) iç yüzeyini doğrudan ve renkli bir ekran üzerinden canlı olarak izleme işlemidir. Bu yöntem, evcil hayvanlarda üst sindirim sistemi hastalıklarının tanısında ve bazı durumlarda tedavisinde altın standarttır. Minik dostlarımız bizim gibi mide ağrılarını, ekşimesini ya da yanmasını kelimelerle ifade edemezler. Çoğunlukla bu sıkıntılarını kronik kusma, iştahsızlık, salya akışı veya yutkunma zorluğu gibi belirtilerle gösterirler. Dışarıdan yapılan kan muayeneleri ya da standart röntgenler, mide mukozasındaki yangıları, mikro ülserleri veya küçük tümör yapılarını göstermede yetersiz kalabilir. Gastroskopi, mide duvarının hücresel seviyeye kadar yakından görülmesini sağlayarak teşhisteki tüm soru işaretlerini ortadan kaldırır.

Bunun yanı sıra, meraklı can dostlarimizin yuttuğu ve hayati risk oluşturan yabancı cisimlerin (iğneler, tokalar, ipler, kemikler, madeni paralar veya küçük oyuncak parçaları) karın cerrahisine gerek duyulmadan ameliyatsız bir şekilde mide içerisinden çekip çıkarılması gastroskopinin en büyük mucizelerinden biridir.

İzmir Bayraklı’da bulunan modern merkezimizde, uzman hekim kadromuz ve pediatrik hastalardan büyük ırk köpeklere kadar her boyuta uygun teknolojik endoskopi/gastroskopi ekipmanlarımızla, sevimli dostlarımızın sindirim sistemi problemlerine konforlu, dikişsiz ve acısız çözümler sunuyoruz.

.

Dostunuzun yaşam kalitesini düşüren ve hayati tehlike yaratabilecek aşağıdaki klinik belirtilerde,
hekimlerimiz gastroskopik inceleme önerebilir:

  • Geçmeyen Kronik Kusma
    Haftalarca süren, diyet değişikliklerine veya mide koruyucu ilaçlara rağmen tekrarlayan kusma şikayetleri.
  • Yabancı Cisim Yutma Şüphesi
    Oyuncak, çorap, dikiş iğnesi, iplik, kemik veya şeftali çekirdeği gibi sert veya sindirilemeyen maddelerin yutulması.
  • Kanlı Kusma (Hematemez)
    Kusmuk içeriğinde taze kırmızı kan veya kahve telvesi görünümünde sindirilmiş koyu renkli kan bulunması.
  • Açıklanamayan Kilo Kaybı ve İştahsızlık
    Mamayı reddetme, az miktarda yedikten sonra uzaklaşma ve buna bağlı belirgin kas ve kilo kayıpları.
  • Aşırı Salya Akışı (Ptiyalizm) ve Yutkunma Güçlüğü
    Yemek borusuna takılmış yabancı cisimler, özofajit (yemek borusu yangısı) veya darlık oluşumlarının tespiti.
  • Koyu Renkli Dışkılama (Melena)
    Mide veya onikiparmak bağırsağındaki kanamalardan kaynaklı, katran gibi siyah ve kötü kokulu dışkı çıkışı.

Küçük Porsiyonlar, Sık Besleme: Günde tek veya iki kez büyük porsiyonlar vermek mideyi aşırı gerer ve asit salgısını artırır.
Günlük mama miktarını 3 veya 4 öğüne bölerek servis edin.

Mama Kabı Yüksekliği: Özellikle büyük ırk köpeklerde ve reflü şikayeti olan kedilerde mama ve su kaplarını yer seviyesinden
yukarıda (göğüs hizasında) konumlandırmak, yerçekimi yardımıyla mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını önler.

İlaç Saatlerine Uyum: Hekiminizin önerdiği mide koruyucuları (proton pompası inhibitörleri, H2 reseptör antagonistleri)
genellikle aç karnına, mamadan en az 30-45 dakika önce verilmelidir. Bu sayede ilacın koruyucu etkisi maksimuma ulaşır.

Taze ve Temiz Su: Mide asidini seyreltmek için dostunuzun her an taze ve serin suya erişimi olmalıdır. Kirli veya bekleyen sular
midede bakteri üremesine zemin hazırlar.

Ameliyatsız Yabancı Cisim Çıkarma Mucizesi

Özellikle yavru kedi ve köpekler dünyayı ağızlarıyla tanımaya çalışırlar. Oyun oynarken veya sahiplerinin dikkatini çekmek isterken kazara yuttukları cisimler mideye ulaşır. Midedeki yabancı cisimler kimi zaman hiçbir belirti göstermeden günlerce kalabilir, kimi zaman ise şiddetli kusmalara ve mide duvarının delinmesine neden olabilir. Klasik yöntemlerde bu cisimleri çıkarmak için karın duvarı ve mide cerrahi olarak kesilir (gastrotomi). Bu da dostumuzun günlerce klinikte yatmasına, ağrılı bir iyileşme süreci geçirmesine ve dikişlerini korumak için boyunluk takmasına yol açar.

VetInternal bünyesindeki gastroskopi ünitemiz sayesinde, genel anestezi altındaki hastamızın midesine ağız yoluyla girerek yabancı cismi kamera ekranında milimetrik olarak tespit ediyoruz. Gastroskopun içinden geçen kanallardan ilerlettiğimiz özel forsepsler, yakalama sepetleri (snare) veya timsah ağızlı kollar vasıtasıyla cismi güvenli bir şekilde kavrayıp yemek borusundan dışarı çekiyoruz. Bu işlem ortalama 15-30 dakika sürer. Karında hiçbir kesi, dikiş izi veya yara oluşmadığı için sevimli dostumuz uyandıktan kısa bir süre sonra klinikten yürüyerek taburcu edilir ve aynı akşam normal beslenme düzenine geri dönebilir.

Gastroskopi işleminin hastamız için konforlu, hekimlerimiz için ise tanısal açıdan başarılı geçebilmesi için
bazı kurallara dikkat edilmesi zorunludur:

1. Kesin Açlık Süresi: Gastroskopi öncesinde mide içeriğinin tamamen boş olması gerekir. Midede kalan mama parçaları hem kameranın görüşünü kapatarak teşhisi engeller hem de anestezi esnasında kusma refleksine bağlı olarak akciğerlere kaçma (aspirasyon) riski yaratır. Bu nedenle kedi ve köpeklerimizin işlemden en az 12 saat önce mama tüketimi kesilmeli, su tüketimi ise işlemden 4 saat önce durdurulmalıdır.

2. Anestezi Öncesi Check-Up: Kliniğimizde her anestezi işlemi öncesi hastamıza tam kan tahlili (hemogram ve biyokimya) ve gerekirse kardiyolojik muayene uygulanır. Hastamızın genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilmiş gaz anestezisi protokolü seçilir.

3. Biyopsi Alımı ve Histopatoloji: İnceleme esnasında mide mukozasında görülen kızarıklıklar, kalınlaşmalar, ülser odakları veya şüpheli kitlelerden milimetrik biyopsi forsepsleri yardımıyla acısız bir şekilde doku örnekleri (biyopsi) alınır. Alınan örnekler patoloji laboratuvarına gönderilir. Bu sayede gastritin türü (özellikle lenfositik plazmasitik gastrit gibi yangısal durumlar) ve kitlelerin iyi veya kötü huylu olup olmadığı kesinleştirilir.

Gastroskopi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kesinlikle hayır. Gastroskopi işlemi, dostumuzun tamamen uyutulduğu genel gaz anestezisi altında gerçekleştirilir. Cihazın yemek borusundan geçişi veya mide duvarından teşhis için milimetrik doku örneklerinin (biyopsi) alınması esnasında hiçbir ağrı, acı veya rahatsızlık hissetmezler. Uyandıktan sonra da herhangi bir ameliyat kesisi olmadığı için dikiş ağrısı yaşamazlar.

Açlık, hem hastanın güvenliği hem de işlemin başarısı için kritiktir. Midede gıda artıkları bulunması, gastroskopi kamerasının mide mukozasını, ülserleri veya yabancı cisimleri görmesini engeller. Daha da önemlisi, anestezi altındaki hastanın midesinde gıda olması durumunda, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçıp oradan akciğerlere ulaşması (aspirasyon pnömonisi) hayati tehlike yaratır. Su tüketimi ise randevudan 4 saat öncesine kadar serbesttir.

İşlem esnasında mide veya onikiparmak bağırsağından alınan minik doku parçaları özel koruyucu solüsyonlara konularak anlaşmalı patoloji laboratuvarımıza gönderilir. Laboratuvardaki histopatolojik inceleme, özel boyama teknikleri ve uzman patolog değerlendirmesi süreçleri nedeniyle ortalama 3 ila 5 iş günü arasında sonuçlanır. Sonuç ulaştığında hekimimiz sizi detaylıca bilgilendirir.

Midedeki birçok yabancı cisim (iğne, toka, oyuncak parçası, çorap, madeni para, kemik vb.) gastroskop ile başarıyla çıkarılabilir. Ancak yutulan cisim çok büyükse (örneğin devasa bir kemik veya gastroskop forsepslerinin kavrayamayacağı büyüklükte pürüzsüz ağır metaller), keskin kenarları yemek borusuna zarar verecek nitelikteyse veya mideden çıkıp bağırsaklara ilerlemiş ve orada tıkanıklık yaratmışsa kapalı yöntem uygulanamaz. Bu durumlarda acil açık cerrahi müdahale yapılması zorunludur.

Modern veteriner tıpta kullanılan anestezi protokolleri ve gaz anestezisi cihazları sayesinde riskler son derece düşüktür. Kliniğimizde işlem öncesinde yapılan kapsamlı kan tahlilleri, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ve EKG kontrolleri ile anesteziye engel bir durum olup olmadığı tespit edilir. İşlem boyunca hastamızın oksijen saturasyonu, kalp ritmi, vücut ısısı ve tansiyonu uzman anestezi ekibimiz tarafından monitörlerden saniye saniye takip edilir.

Evet, yapılabilir. VetInternal bünyesinde farklı çaplarda gastroskopi cihazları bulunmaktadır. Yavru kediler ve Chihuahua, Pomeranian gibi minyatür köpek ırkları için “pediatrik” olarak adlandırılan ultra ince esnek gastroskoplarımızı kullanıyoruz. Bu sayede en küçük hastalarımızın bile dar yemek borusu yollarına zarar vermeden son derece güvenli bir şekilde inceleme yapabiliyoruz.

Gastroskopi dikişsiz bir işlem olduğu için iyileşme süreci çok hızlıdır. Hastamız anesteziden tamamen çıktıktan sonra (yaklaşık 2-3 saat) evine dönebilir. İşlem esnasında mideye hava verilerek şişirme yapıldığı için ilk gün hafif gaz sancısı veya karında şişkinlik normaldir. Boğazdaki geçici hassasiyet nedeniyle ilk öğünde yumuşak, yaş veya ılık mamalar tercih edilmelidir. Hekimimizin belirttiği saatten itibaren (genellikle taburculuktan 4-6 saat sonra) beslenmeye başlanabilir.